İki teker mi dört teker mi?

Koronavirüs sürecinin başlangıcından bu yana ulaşımda tercih toplu taşımadan bireysel taşıta kaydı. Tüketici, otomobil ve motosiklete yönelirken bisiklet de hem ulaşımda hem de spor amaçlı yükselen değer haline geldi. Satın alma ve kullanım maliyetleri, ulaşımda zaman hesabı, tüketim ve emisyon değerleri açısından iki tekerlek ve dört tekerlek karşılaştırması yaptık.

Mobilite dünyası her geçen gün farklı bir evreye geçiyor. Bir dönemin gözdesi içten yanmalı araçlar yavaş yavaş yerini elektriklilere bırakmaya hazırlanırken koronavirüs salgını ile de hayatımızdaki öncelikler de farklılaştı. Özellikle geçtiğimiz yılın bahar döneminden bu yana yayılan virüsün etkisi Türkiye’de hem otomobil, hem motosiklet hem de bisiklet satışlarında yükseliş ile kendisini gösterdi ve halen bu yükseliş devam ediyor. Kalabalıktan kaçınma isteği doğrultusunda toplu ulaşımdan çekinme ile tüketiciler bireysel taşıt alımına yönelirken iki tekerlekli taşıtlar da mobilitenin yükselen değeri haline gelmeye başladı. Biz de bu hafta iki tekerlekli ve dört tekerlekli ulaşım araçlarının artılarını ve eksilerini karşılaştırdık.

BİREYSEL TAŞITLANMA

Virüs bulaşma korkusu ile hem şehir içi ulaşımda hem de tatillerde tüketiciler bireysel araç kullanımına yöneldiler. Kendi otomobilini alanlar artarken bu dönemde kiralamalarda da yeni müşteri kitlesi oluştu. Bununla birlikte tatil planlarında da otellerden ziyade, karavan ve kamp tatili yapanların sayısı her geçen gün arttı. Zamanı doğru kullanmak da bu dönemin önemli maddelerinden bir tanesi olurken bu noktada motosiklet de kendisini gösterdi. 2020 yılında 210 bin adet seviyelerine çıkan ve 2021’de de büyümeye devam ederek mart ayı sonu itibariyle 43 bin seviyesini geride bırakan motosiklet satışlarında özellikle B sınıfı ehliyet ile kullanılabilen 50 cc ve altındaki motosikletlerin payı çok yüksek oldu.

BİSİKLET DOSTU ŞEHİRLER

Son dönemde ulaşım amaçlı bisiklet kullanımı kadar sportif amaçlı bisiklet kullanımı da ülkemizde popülerliğini arttırdı. İki teker, amatör ve profesyonel bisiklet yarışları ile ülke tanıtımına ve turizme katkı sağlamaya başladı.

Dünyanın dört bir yanında alternatif mobilite arayışına giren ülkeler ve insanlar özellikle iki tekerleğe yönelimi ciddi ölçüde arttırmış durumda. İklim değişikliği, artan ulaşım maliyetleri ve son olarak virüs salgını insanları yeni ulaşım yollarına yöneltiyor. Bu doğrultuda başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkede içten yanmalı motorlu araçların yerini çevre ve ekonomi dostu alternatif yakıtlı araçlar ya da bisikletler almaya başlıyor. Dünyanın hemen hemen her noktasında artan trafik yoğunluğu önemli bir sorun olduğu için motorlu taşıt yığılmasının bisiklete yönelme ile çözümlenebileceği düşünülüyor. Bu kapsamda sürekli olarak yeni bisiklet yolları açılıyor, şehir içi olduğu kadar şehirler arası ulaşımda da bisiklete yönelim hızlanıyor. Dünyada Amsterdam, New York, Bordeaux, Sevilla gibi önde gelen şehirler bisiklet dostu şehir haline dönüşürken Türkiye’de de bisiklet yolu çalışmaları ile İstanbul, İzmir, Konya gibi büyük şehirlerin yanı sıra, Marmaris, Fethiye, Antalya, gibi tatil beldeleri de bisiklet yolları ile gelişmeye devam ediyor. Hatta öyle ki Konya’da bisikletlere özel bir tramvay projesi dahi hayata geçirildi. Ancak halen Türkiye genelinde ulaşım amaçlı bisiklet yollarının zayıflığı ulaşım amaçlı kullanımın önündeki engellerden birisi. Geçtiğimiz yıl 1.7 milyon adet seviyesini gören bisiklet satışları her yıl yüzde 30’un üzerinde artış gösteriyor. İhracatta da geçtiğimiz sene 50 milyon Euro’nun üzerinde bir rakam elde edilmişti. Ancak bu yıl tedarik sıkıntıları gündemde.

HEM SATIŞLAR HEM FİYATLAR ARTTI

2021’DE otomobil, motosiklet ve bisiklette satışlarla doğru orantılı olarak fiyatlar da artış gösterdi. Otomobilde ve motosiklette kur dalgalanması ve ÖTV oranları fiyatları yükseltirken, bisiklet fiyatlarında kurun yanı sıra bulunabilirlik önemli etkenlerin başında geldi. Çocuk bisikletlerinde fiyatlar 1.000 TL seviyelerinden başlarken yetişkin şehir bisikletlerinde başlangıç fiyatları 2.000 TL. Dağ bisikletlerinde ise 2.000-50.000 TL aralığındaki rakamlar yol-yarış bisikletlerinde 100.000 TL’lerin üzerine kadar çıkabiliyor.

Otomobil
+ Dışarısı ile temas etmeden konforlu seyahat imkânı
+ Uzun yolda daha az yorularak yolculuk
+ Aile veya kalabalık ulaşımda kolaylık
+ Yağışlı havalarda korunaklı
– Trafikte geçirilen süre
– Yüksek yakıt tüketimi
– Yüksek karbon emisyonu
– Park problemi
– Yüksek satın alma ve kullanım maliyetleri

Motosiklet
+ Trafiğe takılmadan seyahat
+ Otomobile oranla düşük satın alma ve kullanım maliyetleri
+ Düşük yakıt tüketimi ve emisyon değerleri
+ Doğayı ve rüzgârı hissederek seyahat imkânı
+ Park etme kolaylığı
– Yağışlı havalarda zorlayıcı
– Ekipman maliyetleri
– En fazla 2 kişi seyahat imkânı
– Hız sınırları

Bisiklet
+ Hem yolculuk hem spor
+ Düşük maliyetler ve ÖTV avantajı
+ Sıfır emisyon
+ Otopark sorunu yok
+ İstenirse toplu taşıma kullanımına uygun
– Yağışlı havalarda zorlayıcı
– Tek kişilik ulaşım
– Yüksek efor harcanması
– Trafikte tacize uğrama (Yetersiz bisiklet yolları)
– Yük taşımanın zorlu olması

Toplu Taşıma
+ Düşük maliyetli
+ Trafikte yorulmadan ulaşım
+ Otopark problemi yok
+ Bisikletle kullanılabiliyor
– Kalabalık (Virüs korkusu)
– Yük-eşya taşımak zor
– Her yere tek vasıta ile gitme olanağı yok (Aktarma)
– Günün her saati her noktaya ulaşım imkânı yok

Kaynak:Hürriyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir