Taksi maksi Uber alles

Her ne kadar kavga taksi ile taksi dışı taşıma yapan diğer araç sistemleri arasında gibi görünüyorsa da öyle değil aslında. Öyle olmadığı için de kolay kolay çözüme ulaşması da mümkün görünmüyor. Biri diğerini dövse öbürü onu bıçakla, küfür etse, müşterisini korkutsa bir şey değişmez. Diğeri kontak kapatsa, beriki biz de vergi mükellefiyiz dese gene değişmez. Kavgalar basit adli vakalar olarak kayda geçer, sıkıntı da olduğu gibi devam eder.

Meselenin birden fazla tarafı var ama en tepedeki taraf kanun koyucu. Geriye çekilip olayları seyretmek yerine önlem alsa her şey düzelecek aslında ama o iş de o kadar kolay görünmüyor çünkü önümüzde seçim var.

Müşteri bu kavganın en masum tarafı. Haklı olduğu çok yön var. Kısa mesafede azar işitir, sarhoş binse tebliğ geçilir, sevgilisiyle binse edebe davet edilir, radyoyu kapat dese yolda indirilir, şuraya git dese yol tarif ettirilir. Parasıyla rezil olduğunu düşünür ama kabul etmek lazım ki, taksi İstanbul’da çok ucuzdur. Ortada bile rezillik olsa bile, para üzerinde konuşulmaya değmez.

Taksi şoförü ise evine ekmek götürme derdinde. Bir kısmı kazandığını iddia ya da ganyan bayisine yatırıyor olabilir ama o bile ‘acaba eğrisi doğrusuna denk gelir de yırtar mıyız‘ umuduyla yapılıyordur. Nafiledir, bilirler. Çünkü içlerine girip baktığınızda pek çoğunun tek işinin bu olmadığını görürsünüz. Gizli saklı, üç kuruş ek gelir elde etmeye çalışan öğretmenler, polisler, emekliler var aralarında. Tabi bir de sürücü belgesinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, memleketinden iş bulma umuduyla gelip bu işe girenler var ki, galiba sayıları giderek artıyor. Zavallı çok para için değil yol bilmediği için gezdiriyor müşterisini.

Ama asıl önemlisi plaka sahibi ağalar var. Herkes kendini dilediği gibi tanımlayabilir ama bunlar kendilerine esnaf diyorlar. Benim bildiğim esnaf mahallelinin borç aldığı, anahtarını, çocuğunu, emanet ettiği sevecen bir insandır. Bunlar plaka kirası gecikince tefeciye dönüşüveriyorlar.

Geçenlerde bu beyefendilerden biri meslek grubunun temsilcisi olarak tartışma programına çıkmış. “Hizmetin kötü, araçların bakımsız, şoförlerin eğitimsiz. Millet Uber’i daha iyi hizmet almak için seçiyor” deniyor. Beyefendi cevap olarak “Uber kullanıcıların kimlik bilgilerini ele geçiriyor, hepsini Amerika’ya veriyor. Amerika ile Afrin’de savaşıyoruz” gibi gerçek üstü bir cevap veriyor.

Oysa kendisin de kullanmayı pek sevdiği kurucusu da Amerikalı bir zıpır oğlan olan sosyal medya platformunda sadece adı soyadı memleketi değil şahsi telefon numarası bile kabak gibi ortada duruyor. Gitti mi bilgiler Afrin’de savaştığını söylediğin Amerika’nın eline, üstelik uber muber kullanmadan.

Kravat takmakla iyi taksici olunmuyor maalesef. Sadece doğru düzgün eğitimle mertek elif oluyor. Yol yordam öğrenip işlerini iyi yaparlarsa kimse alternatif aramaz. Yarın sürücüsüz taksiler çıktığında dövecek muhatap da olmayacak direksiyonda çünkü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir