Az hasarla atlatabiliriz

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, ihracattaki kayıp, iç pazarın durması, üretimin azalması gibi olumsuzluklara karşın 2 milyonluk üretim kapasitesine sahip Türkiye’nin virüs sonrası kendisini toparlayabilecek potansiyeli olduğunu vurguladı.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, internet üzerinden bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Mart başından bu yana Türkiye’yi etkileyen koronavirüsün hazırlıklarını ocaktan bu yana yaptıklarını da belirten Yenigün, esas etkinin Avrupa kaynaklı olduğunu vurguladı. OSD verilerine göre, Ocak-Mart döneminde toplam üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azalarak 341 bin 136 adet oldu.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün

AVRUPA’NIN ETKİLERİ KAÇINILMAZ

Alınan önlemler sayesinde salgın Çin’i vurduğunda, Uzakdoğu’daki fabrikalar kapandığında dahi sektörün ayakta kalabildiğini vurgulayan Yenigün, “Türkiye otomotiv sanayi, esasında bu krizi başlarda mükemmel bir şekilde yönetti. Türkiye, geçmiş deneyimlerinden edindiği tecrübe ile Çin’deki tatil dönemi gibi büyük ön görüleriyle fazla parça tedarikini önceden sağlamıştı. Ancak, Uzakdoğu’dan Avrupa’ya yönelen bu salgın İtalya başta olmak üzere birçok ülkeden tedarik zincirini etkiledi. Avrupa’daki duruşun uzaması, hem tedarik, hem üretim hem de ihracat rakamlarımızı kaçınılmaz olarak etkiledi” dedi. Yaşananlara bağlı olarak, ocak-mart döneminde üretimin yüzde 6, ihracatın yüzde 14 azaldığını belirten
Yenigün, “İyimser senaryoda dahi nisan ayını sıfır olarak görüyoruz. En erken üretime başlayacak fabrika 20 Nisan tarihini veriyor. Fabrikalar üretime arayı yeniden uzatmak zorunda kalmazsa nisan ayını kaybettikten sonra hemen geri dönmemiz, en iyi senaryodur. Kötümser senaryo da fabrikaların durması demek; satış yok demek, satış olmaması devletin vergi geliri yok demek. Ticaret dönmüyor demek, yakıt, yağ harcanmıyor demek, lastik satılmıyor demek. Dolayısıyla bunun ne kadar süreceği ile ilgili öngörüde bulunmak çok zor. Mayıs ayının ortası gibi, hayatın normalleşmesi lazım” şeklinde konuştu.

ENGELLER KALKARSA TALEP KARŞILANIR

Türkiye otomotiv pazarınının büyüme potansiyeli olduğunu sözlerine ekleyen Yenigün, “Türkiye’de 2 milyon adet araç üretim kapasitesi var. Buna rağmen geçtiğimiz aylarda araç sıkıntısı çektik. Bu durum hem halka hem üreticiye hem de devlete zarar. Bizler araç üretip satamadığımız zaman devlet de vergisini alamadı. Geçtiğimiz dönemdeki artışı sağlayan en önemli şey faiz indirimi idi. 2019’un sonlarında ise hurda teşviki ve ÖTV indirimleri pazarda talebi artıran etkenler olmuştu. Özellikle hurda teşvikinin sürekli hale gelmesi gerekiyor. Hayat normale dönmeye başladığında, kanun koyucular ve sektör temsilcileri önümüzdeki orta uzun vadede sektör tıkanmasın ve devletin gelirlerinde bir azalma olmasın diye bir mutabakata varmalı. Bir mutabakata varılırsa, sistem de tıkanmaz, o zaman stokta problem olmaz” vurgusunu yaptı.

İTHALAT ARTABİLİR

İhracatta yaşanan sorunun sebebinin Avrupa’da insanların araç almayı bırakması, sokağa çıkma yasaklarının olması olduğunu belirten Haydar Yenigün, “Otomotivin, Türkiye toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 20’ye yaklaşmıştı. Bu rakam mart ayında yüzde 1.4’lere kadar geriledi. Buna rağmen, otomotiv sektörünün ithalat-ihracat oranı gurur duyduğumuz bir konu ancak önümüzdeki dönemde bir tehlike var. Şu anda Avrupa’da satılmayan araçların, Türkiye pazarı açık olduğu için buraya ciddi bir şekilde kayması bir konu esasında. İhracat dururken, oradaki stokların Türkiye’ye ithalatı artırması söz konusu” dedi.

PANDEMİ UZARSA TRENDLER DEĞİŞİR

Yaşanan virüs salgını sonrası otomotiv sektöründe trendlerin yeniden değişim göstermesi mümkün gibi gözüküyor. Haydar Yenigün, “Araç paylaşım sistemi bundan sonra olmayacak gibi bir yorum yapmak çok doğru değil. Bir tereddüt yaratacak ama her ekonomide bir karşı dengeleyici girişim oluyor. Eğer bugün bir aracın başkası tarafından kullanılıyor olması o müşterilerimizi tereddüte götürecekse o trendi kaybetmekten ziyade bizim teknolojik olarak onun üstesinden gelmemiz lazım. Yani her kullanımdan sonra ultra-violeden geçirilmiş araçlar, kendi içinde virüs partiküllerini de yakalayabilecek küçüklükte, artı, onu da imha edebilecek kapasitede filtreler yapılabilir.

Emre Ayyıldız

Orada bir tereddüt yaratacak ama sonu olacağını zannetmiyorum” şeklinde konuştu.

ADET DÜŞTÜ SÜRE UZADI

Öte yandan virüsün Türkiye’de de yayılması ile birlikte araç paylaşım sistemlerinnde düşüş yaşandı. Araç paylaşım sistemlerinde en büyük talebin hijyen olduğunu vurgulayan Garenta Genel Müdürü Emre Ayyıldız, “Bizim dakikalık ve saatlik araç kiralama sistemimiz olan MOOV’da da yüzde 50’lik bir yeni üye düşüşü yaşandı ancak müşterilerin araç kiralama süreleri yüzde 25 arttı” dedi.

HÜRRİYET / OTOTEKNO

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir